top of page

Profesyonel Geçmişim

Ben Dilay Akcan Dinç. Klinik psikolog ve psikoterapistim.

Psikoloji lisans eğitimimi Boğaziçi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’nde tamamladım. Ardından Bahçeşehir Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimimi tamamladım. Yüksek lisans tez çalışmamda otizmli çocukların annelerinde aileyle ilişkili faktörler ve psikolojik dayanıklılık arasındaki ilişkiyi araştırdım.

Mesleki çalışmalarım kapsamında farklı klinik ortamlarda deneyim kazandıktan sonra, 2020 yılında yetişkinlerle bireysel psikoterapi çalışmalarına başladım. 2020–2025 yılları arasında İstanbul Varoluşçu Akademi’de klinik psikolog ve psikoterapist olarak çalıştım.

Dublin’de yaşıyor ve bireysel psikoterapi çalışmalarımı online olarak sürdürüyorum.

Psikoterapi pratiğim ağırlıklı olarak varoluşçu ve psikodinamik yaklaşımlara dayanmaktadır. Mesleki eğitim sürecimde Temel Varoluşçu Analiz Eğitimi, Varoluşçu Terapi Formasyonu ve Dinamik Psikoterapide Kuram, Klinik ve Teknik eğitimlerini tamamladım. Bunun yanında sanat terapisi alanında 50 saatlik eğitim aldım.

Eğitim

Klinik Psikoloji Yüksek Lisansı — Bahçeşehir Üniversitesi · 2017–2020
Psikoloji Lisansı — Boğaziçi Üniversitesi · 2012–2017

Nasıl Çalışıyorum?

Psikoterapide kişinin yaşadığı güçlüğü kendi yaşam bağlamı içerisinde anlamak önemlidir. Dışarıdan benzer görünen deneyimler farklı kişiler için oldukça farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle terapi sürecinde hazır açıklamalardan hareket etmek yerine, kişinin kendi deneyiminin nasıl oluştuğu, bugün nasıl yaşandığı ve yaşamının diğer alanlarıyla nasıl ilişkilendiği üzerinde durulur.

Güncel yaşantılar kadar geçmiş deneyimler, önemli ilişkiler, tekrar eden örüntüler, kişinin kendisine ve başkalarına ilişkin beklentileri, seçimleri ve yaşamındaki değişimler de çalışmanın bir parçası olabilir. Bazen terapiye getirilen konu başlangıçtan itibaren belirgindir. Bazen ise tanımlanması daha güç olan bir duygu, ilişki biçimi veya yaşam deneyimi süreç içerisinde daha görünür hale gelir.

Terapi sürecinde kişinin deneyimini önceden belirlenmiş açıklamaların içine yerleştirmek yerine, bu deneyimin kişi için ne ifade ettiği üzerinde durulur. Aynı zamanda yaşanan güçlüklerin geçmiş ve bugünle, kişinin ilişkileriyle ve içinde bulunduğu yaşam koşullarıyla nasıl bağlantılı olabileceği birlikte araştırılır.

Göç etmek, başka bir ülkede yaşam kurmak ve farklı kültürel bağlamlar içerisinde yaşamak da kişinin kendisiyle ve çevresiyle kurduğu ilişkiyi etkileyebilir. Aidiyet ve yabancılık, geride bırakılan ilişkiler, yeni bir yaşam kurma süreci, farklı kültürler arasında bulunmak ve “ev” kavramının değişmesi gibi deneyimler terapi içerisinde ele alınabilir. Bu deneyimler yalnızca bir uyum meselesi olarak değil, kişinin yaşam öyküsü ve kendisi için taşıdığı anlamlar içerisinde değerlendirilir.

Terapi sürecinde kişiye nasıl düşünmesi, hissetmesi veya yaşaması gerektiğini söylemek yerine, kendi deneyimini farklı yönleriyle inceleyebileceği bir çalışma alanı oluşturulur. Yaşananlar arasında bağlantılar kurmak, tekrar eden örüntüleri fark etmek ve kişinin kendisiyle ve başkalarıyla kurduğu ilişkiyi daha ayrıntılı biçimde değerlendirmek bu sürecin bir parçasıdır.

Terapi ilişkisi de çalışmanın dışında değildir. Seans içerisinde ortaya çıkan duygular, beklentiler, yakınlık ve mesafe deneyimleri veya tekrar eden ilişki biçimleri, terapi açısından anlamlı olduğunda birlikte ele alınabilir.

Eğitim ve Sertifikalar

Varoluşçu Terapi Formasyonu

Varoluşçu Akademi, 2021–2023

Temel Varoluşçu Analiz Eğitimi

Varoluşçu Akademi, 2018–2020

Dinamik Psikoterapide Kuram Klinik Teknik

Hakan Kızıltan, 2021–2022

Sanat Terapisi

Şeyma Çavuşoğlu, 50 saat, 2023–2024

Varoluşçu Yaklaşım

Varoluşçu psikoterapi insanı yalnızca yaşadığı belirtiler veya güçlükler üzerinden değil, yaşamının bütünü içerisinde anlamaya çalışır. Kişinin deneyimi; ilişkileri, seçimleri, içinde bulunduğu sosyal ve kültürel koşullar, geçmişi, olanakları ve karşılaştığı sınırlılıklar içerisinde değerlendirilir.

Yaşam belirsizlikle karşılaşmayı, seçim yapmayı ve bazı olasılıklardan vazgeçmeyi, sorumluluk almayı, ilişkiler kurmayı ve kaybetmeyi, zamanın geçtiğini fark etmeyi ve değiştirilemeyecek bazı gerçeklerle karşılaşmayı da içerir.

Bu deneyimlerin ortaya çıkardığı kaygı her zaman ortadan kaldırılması gereken bir belirti olarak değerlendirilmez. Kaygının kişinin yaşamında neyle ilişkili olduğu, hangi koşullarda ortaya çıktığı ve nasıl deneyimlendiği de terapi içerisinde araştırılabilir.

Bu nedenle terapi yalnızca bir duygunun nasıl ortadan kaldırılacağıyla ilgilenmez. O duygunun hangi yaşam koşulları içerisinde ortaya çıktığı, kişinin yaşamında neye temas ettiği ve kişi tarafından nasıl anlamlandırıldığı da önem taşır.

Kişinin seçimleri, ilişkiler içerisinde aldığı konumlar, sorumlulukları, yaşamındaki olanaklar ve sınırlılıklar üzerinde durulabilir. Bunun yanında kişinin kendisi için neyin önemli olduğu, nasıl bir yaşamın içinde bulunduğu ve yaşamında nasıl bir yön almak istediği de terapinin konusu olabilir.

Varoluşçu yaklaşım bu sorulara dışarıdan doğru cevaplar vermeyi amaçlamaz. Kişinin kendi yaşamına, seçimlerine ve deneyimlerine daha yakından bakabilmesine alan açar.

Psikodinamik Yaklaşım

Psikodinamik yaklaşım, kişinin düşüncelerinin, duygularının ve davranışlarının tamamının bilinçli olarak erişilebilir olmadığı görüşünden hareket eder.

Geçmiş deneyimlerin bugünkü ilişkilerde, duygularda, beklentilerde, seçimlerde ve tekrar eden örüntülerde nasıl varlığını sürdürdüğü araştırılır.

Psikodinamik çalışmanın amacı geçmişi bugünkü yaşamın tek açıklaması haline getirmek veya her deneyimin arkasında gizli bir neden aramak değildir. Kişinin yaşamında tekrar eden ve her zaman farkında olmadığı süreçlerin daha görünür ve üzerinde düşünülebilir hale gelmesine alan açılır.

bottom of page